Omuz Anatomisi Nasıl Çalışılır? Kararsız Eklemi Ayakta Tutan Altı Tasarım Kararı

  • Ana Sayfa
  • Blog
  • Omuz Anatomisi Nasıl Çalışılır? Kararsız Eklemi Ayakta Tutan Altı Tasarım Kararı
Omuz Anatomisi Nasıl Çalışılır? Kararsız Eklemi Ayakta Tutan Altı Tasarım Kararı

Fizyoterapi birinci sınıfın ilk omuz dersinde tahtaya hiçbir yapı çizmeden şu soruyu yazarım: "Kolu her yöne yaklaşık 180 derece çeviren, ama yerinden çıkmayan bir eklem tasarlayın." Sınıf birkaç dakika içinde tasarımın açmazını bulur: yuvayı derinleştirirseniz hareket kısıtlanır, yuvayı sığ bırakırsanız eklem çıkar. Omuz bu açmazı çözmemiştir; hareket lehine karar vermiş, sonra kararsızlığı altı ayrı çözümle telafi etmiştir. Vücudun en hareketli ekleminin aynı zamanda en sık çıkan eklem olması bir tesadüf değil, aynı tasarım kararının iki yüzüdür. Bu yazı omuzu o altı çözüm üzerinden çalışır; her çözümün altında sınavın kurduğu soru kalıbı var.

Üst ekstremite yazısında omuz durağını collum chirurgicum, n. axillaris ve rotator manşetin dört kasıyla geçmiştim. Onları burada tekrar etmeyeceğim; bu yazı eklemin kendisine, bağlarına, kemerine, aralıklarına ve kürek kemiğinin ritmine ayrılmıştır.

Omuz anatomisi nedir, neyi kapsar?

Omuz, üst ekstremiteyi gövdeye bağlayan bölgedir; scapula, clavicula ve humerus'un proksimal ucu ile bu üç kemik arasındaki art. glenohumeralis, art. acromioclavicularis ve art. sternoclavicularis'i, kemik olmayan skapulotorasik kayma düzlemini ve bunları hareket ettiren kasları kapsar. Omuz anatomisi denince öğrencinin aklına yalnız glenohumeral eklem gelir; oysa kol 180 dereceye çıkarken dört yüzey birden hareket eder ve sınav dördünden de sorar.

Aşağıdaki altı başlık, altı tasarım problemi ve her birinin anatomik cevabıdır. Sıra rastgele değildir: önce yuva, sonra kapsül, sonra tavan, sonra kürek kemiği, sonra manşetin arasından geçen damar-sinir, en sonda kaslar. Bu sıra aynı zamanda çalışma sırasıdır.

1. Problem: yuva çok küçük — çözüm: labrum ve içeriden geçen tendon

Cavitas glenoidalis, caput humeri'nin eklem yüzünün yalnızca küçük bir bölümüyle temas eden sığ, armut biçimli bir çukurdur; bu sığlığı derinleştiren yapı, çukurun kenarına yapışık fibrokartilaj halka olan labrum glenoidale'dir. Labrum yuvayı derinleştirir, kapsül ve glenohumeral bağların yapışma zemini olur ve caput longum m. bicipitis brachii'nin tendonunu üst kenarında karşılar. Kalça ile karşılaştırma sınavın sevdiği açılıştır: acetabulum caput femoris'in yarısından fazlasını sarar, glenoid caput humeri'nin küçük bir dilimini; bu yüzden kalça kemikle, omuz yumuşak dokuyla stabildir.

Yuvanın içinden geçen tendon bu bölgenin en klasik tuzağıdır. Caput longum m. bicipitis brachii, tuberculum supraglenoidale'den ve üst labrumdan başlar, eklem boşluğunun içinden geçer, sulcus intertubercularis'e girer ve orada lig. transversum humeri ile tutulur. Tendon eklem kapsülünün içindedir ama sinovyal zarın dışındadır; sinovya onu bir kılıf gibi sarar. Bu yüzden doğru ifade "intrakapsüler, ekstrasinoviyal"dir. Sınav bunu karşıt çiftle sorar: caput longum m. tricipitis brachii tuberculum infraglenoidale'den başlar ve eklemin dışındadır. "Omuz eklemi boşluğundan geçen tendon" sorusunda triceps yanlış şıktır.

Sınav kalıbı: yuva ve tendon. "Labrum glenoidale hangi dokudan yapılmıştır" (fibrokartilaj), "hangi kasın tendonu eklem içinden geçer" (caput longum m. bicipitis brachii), "sulcus intertubercularis'te tendonu tutan bağ" (lig. transversum humeri). Üst labrumun biceps kökeniyle birlikte ayrılması, spor hekimliğinde SLAP adıyla bildiğiniz tablonun anatomik karşılığıdır; yazı hasta bağlamına girmez.

2. Problem: kapsül gevşek — çözüm: üç glenohumeral bağ, bir korakohumeral bağ

Omuz kapsülü hareket lehine gevşek bırakılmıştır: scapula tarafında labrumun dışına, humerus tarafında collum anatomicum'a yapışır, ama medialde collum chirurgicum'a kadar aşağı iner ve kol yanda sarkarken alt kısmı bir kıvrım yapar. Bu kıvrıma recessus axillaris denir; abduksiyonda açılır, kolu yukarı taşıyan yedek uzunluğu sağlar. Aynı gevşekliği tutan yapılar kapsülün ön yüzündeki üç kalınlaşmadır: lig. glenohumerale superius, medium ve inferius. Altta yatan mantık basittir: bağlar kapsülün ön tarafında yoğunlaşmıştır, çünkü baş en çok öne kaçmak ister.

Üç bağın işlevi kolun konumuna göre değişir ve sınav bunu "hangi pozisyonda hangi bağ" diye sorar. Kol yanda sarkarken alt kaymayı lig. coracohumerale ve superius önler; lig. coracohumerale processus coracoideus'tan tuberculum majus'a uzanır, m. supraspinatus ile m. subscapularis tendonlarının arasındaki boşluğu, yani rotator intervali doldurur. Kol 90 derece abduksiyon ve dış rotasyondayken öne kaymayı en güçlü biçimde lig. glenohumerale inferius'un ön bandı durdurur; "atış pozisyonu" bu bağın sınandığı pozisyondur. Kapsülün bir de negatif iç basıncı vardır: eklem boşluğu vantuz gibi çalışır, kapsül delindiğinde bu katkı kaybolur.

Kapsülün ön yüzünde superius ile medium arasında bir açıklık bulunur; bursa subtendinea m. subscapularis eklem boşluğuyla bu açıklık üzerinden bağlantılıdır. Bu, omuz çevresindeki bursalar arasında eklemle bağlantılı olanı tanımanın anahtarıdır ve üçüncü bölümde subakromial bursa ile karşılaştırılacaktır.

Kararsızlığın klinik yüzü çıkıktır. Omuz en sık öne ve aşağıya çıkar, çünkü kapsülün en zayıf ve rotator manşet tarafından örtülmeyen yeri alt-ön kesimdir; baş processus coracoideus'un altına yerleşir, acromion deri altında belirginleşir. Zorlanan hareket abduksiyon, dış rotasyon ve ekstansiyondur. Çıkıkta tehlikeye giren sinir üst ekstremite yazısında geçen n. axillaris'tir; burada tekrar etmiyorum. Arkaya çıkık nadirdir; epilepsi nöbeti ve elektrik çarpması gibi bütün kasların birden kasıldığı durumlarda görülmesi anatomik bir gerekçeye dayanır: iç rotatorlar dış rotatorlardan güçlüdür.

Sınav kalıbı: pozisyon ve bağ. "Kol sarkarken alt kaymayı önleyen bağ" (coracohumerale), "abduksiyon-dış rotasyonda ön stabiliteyi sağlayan yapı" (lig. glenohumerale inferius ön bandı), "eklem boşluğuyla bağlantılı bursa" (subtendinea m. subscapularis), "omuz en sık hangi yöne çıkar" (ön-alt).

3. Problem: baş yukarı kaçar — çözüm: bir kemer ve bir manşet

M. deltoideus abduksiyona tek başına çekse caput humeri'yi glenoidin içinde döndürmez, yukarı kaydırırdı; başı yukarı kaçırmayan iki yapı vardır. Birincisi statiktir: acromion, lig. coracoacromiale ve processus coracoideus'un oluşturduğu arcus coracoacromialis, eklemin üstünde ikinci bir tavan gibi durur. İkincisi dinamiktir: rotator manşet tendonları başı glenoide doğru bastırır ve deltoidin yukarı çekişine karşı bir kuvvet çifti kurar. Manşetin dört kasını ve işlevlerini üst ekstremite yazısından biliyorsunuz; buradaki soru, manşetin bu kemerin altında nasıl sıkıştığıdır.

Kemer ile caput humeri arasındaki boşluk subakromial aralıktır. İçinde yukarıdan aşağıya bursa subacromialis, m. supraspinatus tendonu, caput longum m. bicipitis brachii tendonu ve eklem kapsülü yer alır. Bursa subacromialis lateralde bursa subdeltoidea ile devam eder, vücudun en büyük bursalarındandır ve sağlıklı omuzda eklem boşluğuyla bağlantısızdır. Bu son cümle ikinci bölümdeki subscapularis bursasının karşıtıdır ve sınavın "hangisi eklemle bağlantılı değildir" sorusunun cevabıdır. İki boşluğun bağlantılı hale gelmesi, arada duran supraspinatus tendonunun tam kat yırtıldığı anlamına gelir; eklem içine verilen kontrast maddenin bursaya geçmesi bu yüzden tanısal bir bulgudur.

Kol yana kaldırılırken tuberculum majus ve üstündeki supraspinatus tendonu kemerin altından geçer. Abduksiyonun yaklaşık 60 ile 120 derecesi arasında tendon ve bursa kemere en çok yaklaşır; ağrılı yay adı verilen bu aralığın anatomik nedeni budur. Aynı geometri, supraspinatus'un manşetin en sık yırtılan tendonu olmasını da açıklar: yapışma yerine yakın kesimi hem kemerin altında sıkışır hem de kanlanmanın en zayıf olduğu bölgedir. Kemer, kendi içinde ayrı bir tuzak taşır: lig. coracoacromiale, aynı kemiğin iki çıkıntısı arasında uzanan bir bağdır; hiçbir eklemi geçmez. Skapulada bunun bir eşi daha vardır, beşinci bölümde geleceğiz.

Sınav kalıbı: tavan ve aralık. "Arcus coracoacromialis'i oluşturan yapılar", "subakromial aralıkta ne var", "eklemle bağlantısı olmayan bursa" (subacromialis), "ağrılı yay hangi derecelerde" (yaklaşık 60-120), "aynı kemiğin iki çıkıntısı arasındaki bağ" (coracoacromiale).

Omuz abduksiyonu 0-180 derece: hangi kas hangi aralıkta çalışır, ağrılı yay nerede, skapula ne zaman dönerYatay bir derece cetveli üzerinde dört şerit: ilk derecelerde m. supraspinatus, sonra m. deltoideus, yaklaşık 60-120 derece arasında subakromial ağrılı yay, ilk derecelerden sonra skapulanın yukarı rotasyonu (m. trapezius ve m. serratus anterior) ve tam abduksiyon için humerus dış rotasyonu. Altta 2:1 skapulohumeral ritim notu.Kolu 180 dereceye kim taşır?Abduksiyon cetveli: soldan sağa 0°'den 180°'ye; her şerit bir yapının çalıştığı aralık15°60°90°120°180°m. supraspinatus başlatır (n. suprascapularis)m. deltoideus sürdürür (n. axillaris)ağrılı yay: supraspinatus tendonu ve bursa kemerin altındaskapula yukarı döner: m. trapezius (XI) + m. serratus anterior (n. thoracicus longus)humerus dış rotasyonu: tuberculum majus kemerin altından arkaya kaçarSkapulohumeral ritim 2:1Toplam 180° = yaklaşık 120° glenohumeral + 60° skapulotorasik; ilk derecelerden sonra kolun her 2 derecesine skapula 1 derece ekler.Glenohumeral eklem tek başına 180°'ye çıkamaz: tuberculum majus acromion'a takılır; dış rotasyon olmadan tam abduksiyon olmaz.Serratus felci: skapula dönmez, kol yatay üstüne çıkamaz, medial kenar kanat gibi kalkar.Kaynak: standart anatomi ders kitapları (Gray's Anatomy for Students, Moore); dereceler yaklaşık, şematiksmtanatomi.com

4. Problem: kol 180 dereceye çıkmıyor — çözüm: skapula ritmi ve iki klavikula eklemi

Glenohumeral eklem tek başına kolu tam yukarı taşıyamaz; kalan yolu scapula'nın göğüs duvarı üzerinde yukarı dönmesi tamamlar ve bu ikisi belli bir oranla birlikte çalışır. Ders kitaplarının verdiği yaklaşık oran 2:1'dir: toplam 180 derecelik abduksiyonun yaklaşık 120 derecesi glenohumeral eklemden, 60 derecesi skapulotorasik kaymadan gelir. Buna skapulohumeral ritim denir ve FTR öğrencisinin omuz muayenesinde ilk baktığı şeydir: skapula dönmüyorsa sorun eklemde değil, skapulayı döndüren kaslardadır.

Skapulayı yukarı döndüren kuvvet çifti m. trapezius'un üst ve alt lifleri ile m. serratus anterior'dur. M. trapezius n. accessorius'tan (XI), m. serratus anterior n. thoracicus longus'tan (C5-C7) uyarılır. M. serratus anterior aynı zamanda skapulanın medial kenarını göğüs duvarına yapışık tutar; felcinde medial kenar kalkar, kol yatayın üstüne çıkamaz ve hastadan duvarı itmesi istendiğinde skapula kanat gibi belirir. N. thoracicus longus göğüs yan duvarında yüzeyel seyreder; aksilla cerrahisinde ve ağır yük taşımada zedelenebilir. Sınav "kanat skapula" dediğinde cevap serratus ve n. thoracicus longus'tur; m. trapezius felcinde de skapula düşer ve omuz silkme zayıflar, ama kanat görünümü serratus'a özgüdür.

Abduksiyonun bir de dönme koşulu vardır: kol koronal düzlemde yukarı kaldırılırken tuberculum majus bir noktada acromion'a takılır. Tam abduksiyon için humerus dış rotasyon yapmalı, tuberculum majus kemerin altından arkaya kaçmalıdır. Kolu iç rotasyonda, yani avuç arkaya bakarken yana kaldırmayı deneyin: yaklaşık yatayda durursunuz. Bu basit deney, sınıfta "neden dış rotasyon" sorusunun en kalıcı cevabıdır.

Skapula gövdeye yalnız bir noktadan kemikle bağlanır: clavicula üzerinden art. sternoclavicularis. Üst ekstremiteyi aksiyal iskelete bağlayan tek gerçek eklem budur; discus articularis içeren bir eyer eklemidir ama işlevsel olarak küresel eklem gibi her yöne hareket eder. En güçlü koruyucusu lig. costoclaviculare'dir; sternoklavikular çıkık bu yüzden nadirdir. Öteki uçta art. acromioclavicularis düz bir eklemdir, kendi kapsülü zayıftır; asıl tutan bağ eklemin dışındaki lig. coracoclaviculare'dir ve iki parçadan oluşur: medialde koni biçimli lig. conoideum, lateralde lig. trapezoideum. Bu bağ koptuğunda clavicula'nın lateral ucu yukarı kalkar; muayenede bastırınca inip bırakınca kalkan "piyano tuşu" bulgusu bu anatominin ifadesidir. Clavicula'nın kendisi de iki sınav tuzağı taşır: uzun kemikler arasında membranöz kemikleşen tek kemiktir ve kemikleşmeye ilk başlayan kemiktir; medial ucundaki epifiz ise en geç kapananlardandır.

Sınav kalıbı: ritim ve klavikula. "180 derecelik abduksiyonun ne kadarı skapuladan gelir" (yaklaşık 60), "kanat skapula hangi kas ve sinir" (serratus anterior, n. thoracicus longus), "üst ekstremiteyi gövdeye bağlayan tek eklem" (sternoclavicularis), "akromioklavikular eklemi asıl koruyan bağ" (coracoclaviculare), "membranöz kemikleşen uzun kemik" (clavicula).

5. Problem: damar ve sinir manşetin arasından geçmeli — çözüm: üç aralık, bir çentik, bir anastomoz

Omuzun arka yüzünde rotator manşet ile kolun kasları arasında üç boşluk vardır ve her birinden bir damar-sinir çifti geçer. Foramen quadrangulare üstte m. teres minor, altta m. teres major, medialde caput longum m. tricipitis brachii, lateralde collum chirurgicum humeri ile sınırlanır; içinden n. axillaris ve a. circumflexa humeri posterior geçer. Foramen triangulare bunun medialindedir, aynı iki teres kası ile triceps'in uzun başı arasında kalır, içinden yalnız a. circumflexa scapulae geçer. Spatium triangulare laterale ise m. teres major'un altında, triceps'in uzun başı ile humerus gövdesi arasındadır; n. radialis ve a. profunda brachii kola buradan girer. Sınıfta karıştırılan çift ikisi üçgen olan boşluklardır: mediali damar taşır, laterali sinir. "Sinir taşıyan iki boşluk" sorusunun cevabı dörtgen ile lateral üçgendir.

Manşetin üstteki iki kasını uyaran n. suprascapularis, scapula'nın üst kenarındaki incisura scapulae'den geçer. Geçiş biçimi bu bölgenin en çok sorulan detayıdır: sinir lig. transversum scapulae superius'un altından, a. suprascapularis bağın üstünden geçer. İngilizce ders kitaplarının "army over navy" ezberi bunun için kurulmuştur; Türkçesi, artere yol verilir, sinir alttan geçer. Sinir önce m. supraspinatus'a dal verir, sonra spina scapulae'nin lateral ucundaki incisura spinoglenoidalis'ten dolanıp m. infraspinatus'a ulaşır. Seviye tanısı buradan çıkar: incisura scapulae'de sıkışan sinir iki kası birden, spinoglenoid çentikte sıkışan sinir yalnız infraspinatus'u zayıflatır. Lig. transversum scapulae superius, üçüncü bölümde söz verdiğim eş tuzaktır: lig. coracoacromiale gibi aynı kemiğin iki noktası arasında uzanır, eklem geçmez.

Damar tarafında omuzun asıl sınav konusu skapular anastomozdur. A. subclavia'dan truncus thyrocervicalis yoluyla gelen a. suprascapularis, yine boyundan gelen a. dorsalis scapulae ve a. axillaris'in üçüncü parçasından a. subscapularis yoluyla gelen a. circumflexa scapulae, scapula'nın çevresinde birbirine bağlanır. Bu ağ sayesinde a. axillaris, a. subscapularis'in çıkışının proksimalinde bağlansa bile kol kanlanmaya devam eder; kan truncus thyrocervicalis'ten skapulanın çevresini dolanıp a. subscapularis üzerinden ters yönde a. axillaris'e döner. "A. axillaris nerede bağlanırsa kollateral dolaşım yeterlidir" sorusunun anatomik gerekçesi budur. Caput humeri'nin kendi kanlanmasında klasik ders kitabı cevabı a. circumflexa humeri anterior'un yükselen dalıdır; son yılların çalışmaları a. circumflexa humeri posterior'un payını büyütür, ama sınav geleneksel cevabı sorar.

Sınav kalıbı: aralık ve anastomoz. "Foramen quadrangulare'den geçen yapılar", "lig. transversum scapulae superius'un altından geçen yapı" (n. suprascapularis), "spinoglenoid sıkışmada hangi kas" (yalnız infraspinatus), "skapular anastomoza katılan arterler", "a. axillaris hangi noktada bağlanabilir".

6. Problem: kasları eklem üzerinden çalıştır — çözüm: hareket başına bir takım

Omuz kasları yapışma yeri listesiyle değil hareket takımlarıyla öğrenilir; her hareketin bir başlatıcısı, bir ana kası ve bir karşıtı vardır. Fleksiyonu m. deltoideus'un ön lifleri, m. pectoralis major'un klavikular başı, m. coracobrachialis ve m. biceps brachii yapar. Ekstansiyonu m. latissimus dorsi, m. teres major ve m. deltoideus'un arka lifleri yapar. Adduksiyon m. pectoralis major ile m. latissimus dorsi'nindir. İç rotasyonu m. subscapularis, m. pectoralis major, m. latissimus dorsi ve m. teres major; dış rotasyonu m. infraspinatus, m. teres minor ve m. deltoideus'un arka lifleri yapar. Abduksiyonun başlatıcısı ve sürdürücüsü üst ekstremite yazısında geçti, tekrar etmiyorum.

Bu listede iki ayrıntı sınav malzemesidir. Birincisi sayısal dengesizliktir: iç rotatorlar hem sayıca hem kütlece dış rotatorlardan üstündür. İkinci bölümdeki arkaya çıkık gerekçesi ve FTR'de baş üstü sporcularda dış rotatorların güçlendirilmesi bu dengesizlikten çıkar. İkincisi sulcus intertubercularis'in üç yapışma yeridir: lateral kenarına, yani crista tuberculi majoris'e m. pectoralis major, medial kenarına, yani crista tuberculi minoris'e m. teres major, tabanına ise m. latissimus dorsi yapışır. İngilizce ezberi "lady between two majors"tır: latissimus iki major'un arasındadır. Sınav "sulcus intertubercularis'in tabanına yapışan kas" diye sorduğunda cevap latissimus dorsi'dir.

Sinirleri de takım halinde tutun: m. deltoideus ve m. teres minor n. axillaris; m. supraspinatus ve m. infraspinatus n. suprascapularis; m. subscapularis ve m. teres major nn. subscapulares; m. latissimus dorsi n. thoracodorsalis; m. pectoralis major nn. pectorales; m. serratus anterior n. thoracicus longus; mm. rhomboidei ve m. levator scapulae n. dorsalis scapulae; m. trapezius n. accessorius. Bu listede plexus brachialis'in supraklavikular dalları ile fasikül dalları karışır; hangi dalın nereden çıktığı üst ekstremite yazısındaki pleksus şemasında var.

Sınav kalıbı: takım ve yapışma. "Omuzun iç rotatorları", "sulcus intertubercularis tabanına yapışan kas" (latissimus dorsi), "m. teres major'un siniri" (n. subscapularis inferior), "kürek kemiğini omurgaya yaklaştıran kaslar ve siniri" (rhomboidler, n. dorsalis scapulae).

Sınav bu konuyu hangi üç kalıpla sorar?

Omuz soruları çoğunlukla üç kalıba iner. Birincisi "pozisyon ve yapı" kalıbıdır: kol belirli bir konumdayken hangi bağ gerilir, hangi tendon sıkışır, hangi yöne çıkar. İkincisi "aralık ve içerik" kalıbıdır: foramen quadrangulare, incisura scapulae, subakromial aralık, sulcus intertubercularis; her biri "içinden ne geçer, neye yapışır" diye sorulur. Üçüncüsü "kas, hareket, sinir" kalıbıdır ve bir felç tablosundan geriye gider: kanat skapula, dış rotasyon kaybı, yatay üstüne çıkamayan kol.

TUS adayı için omuz, üst ekstremite bloğunun içinde bir ya da iki soruya karşılık gelir; eklem başlı başına değil, pleksus ve kol sorularının içine gömülü sorulur. Tıp 1'de ise kemik ve eklem kurulunda omuz, kalça ve diz arka arkaya işlenir; pratik sınavda kemik masasında incisura scapulae, tuberculum supraglenoidale ve sulcus intertubercularis'i göstermeniz istenir. Tıp 1-2 kemik ve eklem paketi bu kurulu eklem eklem anlatır. Diş hekimliği öğrencisi için omuz düşük öncelikli bir bölgedir; diş fakültesinde bu bölüm çoğunlukla bir ders saatiyle geçer.

FTR öğrencisi için: omuz anatomisi ve biyomekaniği nasıl birleşir?

Omuz biyomekaniği, yukarıdaki altı tasarım kararının hareket sırasında nasıl birlikte çalıştığının adıdır; fizyoterapi öğrencisi anatomiyi bu yüzden yapı listesi olarak değil kuvvet çiftleri olarak öğrenir. İki kuvvet çifti bütün omuz rehabilitasyonunun temelidir: koronal düzlemde m. deltoideus ile rotator manşet, skapula düzleminde m. trapezius ile m. serratus anterior. Birinci çift başı yuvada tutar, ikinci çift yuvayı başın altına getirir. Omuz muayenesinde skapulanın ritmine bakmak, her iki çifti aynı anda test etmek demektir.

FTR'de bir de düzlem ayrıntısı vardır: scapula göğüs duvarına düz değil, koronal düzlemden öne dönük oturur. Kolu tam yana değil, biraz öne, yani skapula düzleminde kaldırdığınızda kapsül daha az burkulur ve tuberculum majus kemere daha geç takılır; egzersizlerin bu düzlemde verilmesinin anatomik nedeni budur. Fizyoterapi anatomisi yazısında kas kartlarını eklem sırasıyla dizmeyi önermiştim; omuz kartlarını bu yazıdaki altı problem sırasıyla dizerseniz kart destesi kendiliğinden bir muayene sırasına dönüşür. Diz yazısında aynı yöntemi alt ekstremitenin en çok yaralanan eklemi için kurmuştum; iki yazıyı yan yana okuyan öğrenci "hareketli eklem" ile "yük taşıyan eklem" arasındaki tasarım farkını görür. Fizyoterapi paketleri omuzu bu düzenle, kas kartı ve hareket testi birlikte anlatır.

"Omuz anatomisi pdf / totbid" arayanlara: neye bakmalı?

Omuz için Türkçe ve güvenilir iki metin, ortopedi derneğinin derleme dergisinden gelir. TOTBİD Dergisi'nin subakromiyal sıkışma derlemesi, üçüncü bölümdeki kemer ve aralık anatomisini akromion biçimleriyle birlikte anlatır; tedavi bölümlerini atlayıp anatomi ve biyomekanik sayfalarını okuyun. TOTBİD Derleme Dergisi'nin 2024 omuz biyomekaniği derlemesi ise statik ve dinamik stabilizatörleri, yani bu yazının ikinci ve üçüncü bölümünü, protez mekaniği bağlamında ele alır; anatomi öğrencisine ilk yarısı yeter.

İnternette dolaşan omuz PDF'lerinin çoğu ortopedi ve fizik tedavi kliniklerinin hasta bilgilendirme metinleridir; "kemikler, eklemler, kaslar, sinirler" başlıklarıyla doğru ama sınavda işe yaramayan bir liste sunarlar. PDF'den önce kendi elinizle iki çizim yapın: omuzu arkadan görün, iki teres kası ile triceps'in uzun başını çizin ve üç boşluğun içine geçen yapıları yazın; sonra scapula'yı üstten görün, incisura scapulae'ye bağı, altına siniri, üstüne arteri koyun. Bu iki çizim, kaynak listesinin yerini tutar.

Omuzu hangi sırayla çalışmalı?

Omuz üç oturumda biter. Birinci oturumda kemik masasında scapula'yı elinize alın; incisura scapulae, tuberculum supraglenoidale ve infraglenoidale, processus coracoideus ve acromion'u göstermeden ikinci oturuma geçmeyin. İkinci oturumda eklemi ve bağları ilk üç problemin sırasıyla çalışın: labrum ve biceps tendonu, üç glenohumeral bağ, kemer ve iki bursa. Üçüncü oturumda kürek kemiğini döndüren kasları, üç boşluğu ve skapular anastomozu bir kâğıda çizin.

Aralıklı tekrar kartlarına altı problemi altı kart olarak yazın; her kartın önünde problem, arkasında anatomik çözüm ve sınav kalıbı olsun. TUS adayı için omuz, TUS Paketi'nde üst ekstremite bloğunun içinde pleksusla aynı derste anlatılır; önce ücretsiz demo dersleri izleyip anlatım sırasının size uyup uymadığına bakın.

Sık Sorulan Sorular

Omuzda kaç eklem vardır?

Omuz bölgesinde üç gerçek eklem ve bir işlevsel kayma düzlemi vardır: art. glenohumeralis (humerus ile scapula), art. acromioclavicularis (clavicula ile acromion) ve art. sternoclavicularis (clavicula ile sternum); scapula'nın göğüs duvarı üzerindeki hareketi ise skapulotorasik "eklem" adıyla anılır ama eklem kıkırdağı ve kapsülü olmayan bir kayma düzlemidir. Kol yukarı kaldırılırken dördü birlikte hareket eder.

Rotator manşet kasları hangileridir ve hangi sinirlerden uyarılır?

Rotator manşet dört kastır: m. supraspinatus ve m. infraspinatus n. suprascapularis'ten, m. teres minor n. axillaris'ten, m. subscapularis nn. subscapulares'ten uyarılır. Dördünün tendonu caput humeri'yi sararak eklem kapsülüyle kaynaşır ve başı cavitas glenoidalis'e bastırır; manşetin örtmediği tek yer eklemin alt kısmıdır, omuzun en sık aşağı-öne çıkmasının nedenlerinden biri budur.

Omuz neden en sık çıkan eklemdir ve hangi yöne çıkar?

Omuz, sığ bir yuva, gevşek bir kapsül ve hareket lehine kurulmuş bir tasarım nedeniyle vücudun en sık çıkan eklemidir; en sık öne ve aşağıya çıkar, çünkü kapsülün en zayıf ve rotator manşetle örtülmeyen bölgesi alt-ön kesimdir. Baş çoğunlukla processus coracoideus'un altına yerleşir; kolun zorlanmış abduksiyon, dış rotasyon ve ekstansiyonu klasik mekanizmadır.

Omuz abduksiyonunda hangi kaslar çalışır?

Omuz abduksiyonunu m. supraspinatus başlatır, m. deltoideus sürdürür; yaklaşık 180 derecelik toplam hareketin üçte biri scapula'nın m. trapezius ve m. serratus anterior tarafından yukarı döndürülmesinden gelir. Tam abduksiyon için humerus ayrıca dış rotasyon yapmalıdır, aksi halde tuberculum majus acromion'a takılır ve kol yatayın çok üstüne çıkamaz.